This is default featured slide 1 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.

This is default featured slide 2 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.

This is default featured slide 3 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.

This is default featured slide 4 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.

This is default featured slide 5 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.

13 Haziran 2014 Cuma

Meslek liseleri seminer çalışmaları

Meslek liseleri seminer çalışmaları


Ortaöğretim Yönetmeliğinin “Öğretmenlerin Mesleki Çalışmaları” başlıklı 87 nci maddesinde: “(1) Ortaöğretim kurumlarında görevli yönetici ve öğretmenler, derslerin kesimi tarihinden temmuz ayının ilk iş gününe, eylül ayının ilk iş gününden derslerin başlangıç tarihine kadar geçen sürelerde kadrolarının bulunduğu/görevlendirildikleri okulda mesleki çalışma yaparlar. Mesleki çalışma programı okul müdürlüğünce hazırlanır ve çalışma öncesinde yönetici ve öğretmenlere duyurulur.


Bu kapsamda verilecek seminer konularına ait sunu ve dökümanları bu sayfada yayınlamaya çalışacağım:


1- Tam gün tam yıl eğitim uygulaması na ait sunuyu indirmek için tıklayınız.



Meslek liseleri seminer çalışmaları

25 Mayıs 2014 Pazar

Fareler ve insanlar Özeti

Eser Hakkında:


Yazar, bu eserini Burns’un, “İnsanlar ve farelerhiçbir zaman hayellerini gerçekleştiremezler.” sözünden yola çıkarak kaleme almıştır. Yalnız in­sanların hayatını etkileyici bir biçimde anlatan Fareler ve İnsanlar, John Steinbeck‘in en ünlü ve çok okunan romanlarından biridir, insan ilişkileri, dostluk duy­gularını ele alışı yönüyle oldukça güzel bir eserdir. Özellikle, ırk ayrı­mına da dikkat çekmesi bakımından oldukça önemlidir.


Fareler ve insanlar Özeti


George ve Lennie çiftliklerde işçilik yapan iki arkadaştır. George ufak tefek, canlı, yanık tenli, keskin bakışlı birisidir. Lennie ise iri bir yapıya sahiptir. George ve Lennie iki zıt ku­tup oldukları hâlde aralarında büyük bir dostluk vardır. Çalış­mak için çiftlik ararlarken bu dostluk daha da pekişmiştir. Be­raberce birçok şey yaşamışlardır. Birbirlerine çok bağlanmış­lardır.

George akıllıdır, işini bilir. Tabiatı sever. Lennie ise büyük bir kuvvete sahiptir. Fakat bir çocuk ruhuna ve zekâsına sa­hiptir. Hâlleri, davranışları çocukçadır, aptalcadır. Lennie’nin yumuşak bulduğu her şeyi okşama alışkanlığı vardır. İki arka­daş Soledad kasabasının çiftliğinden bir iş haberi alırlar ve hemen yola koyulurlar. Oraya vardıklarında; çiftliğin patro­nu, George ve Lennie’yi iyi karşılamaz. Patron’un oğlu Cur­ley de bu iki arkadaştan memnun kalmaz. Curley, ufak tefek olduğundan Lennie gibi iri vücutlu insanları sevmez, nefret eder. Curley, ayrıca, kendisini aldattığını duyduğu karısından dolayı da bu iki arkadaşa iyi davranmaz. George ve Len­nie’nin en iyi arkadaşları, Slim’dir. George ve Lennie’nin planları bu çiftlikte bir ay çalışıp kendilerine bir çiftlik satın al­maktır. Bu çiftliği almak için, çiftlikte çalışan yaşlı adam Candy’nin de parasını almayı düşünmektedirler.

Lennie’nin tek isteği ise evlerindeki tavşanlara kendisinin bakmasıdır. Çiftlikte bir de seyis vardır. Ama zenci olduğu için diğer çalışanlar tarafından dışlanmaktadır. Çiftlikte iş bittikten sonra nal oyunu oynanır. Çiftliktekilerin tek eğlencesi, bu oyundur. O sırada Lennie samanlıkta Slim’in ona verdiği köpekle oynamaktadır. Ancak daha önce fareyi severken öldürdüğü gibi bu köpek yavrusunu da severken öldürür. Da­ha sonra Lennie’nin yanına Curley’nin karısı gelir. Lennie kadınla biraz konuştuktan sonar, kadın, “Benim saçımda yu­muşaktır gel benimkini de okşa.” der. Lennie tuttuğu saçı bırakmaz. Kadın korkuya kapılır ve çığlıklar atar. Lennie, bu­na sinirlenerek kadının ağzını kapatır ve istemeden onu öldü­rür. Oradan hızlıca kaçar. Bunun üzerine başta Curley olmak üzere herkes, Lennie’yi aramaya çıkar. Lennie ise daha önce­den başlarına bir olay gelirse saklanacaklarına dair George ile anlaştıkları çalılıkların arkasına kaçmıştır. Lennie elindeki küçük ölü köpek yavrusuyla George’u beklemektedir. Ancak Gorege, Lennie’yi bulduklarında öldüreceklerine inandığı için korkar. Lennie sahip olacakları evi ve bakacağı tavşanları hayal ederken bir el silah sesi duyulur. Curley ve çalışanlar yanlarına geldikleri zaman Lennie’yi yerde ölü bulurlar. Olay, George’u derinden etkiler; çünkü Lennie’yi vuran kendisidir. Daha sonra Slim’Ie birlikte olay yerinden uzaklaşır.


fareler_ve_insanlar2


Fareler ve insanlar Karakterleri (Kişileri):


George: Çiftliklerde işçi olarak çalışan işçi Lennie’nin en yakın arkadaşıdır. Dostluk, arkadaşlık duygularına büyük önem vermektedir. Lennie’ye her zaman yardım eder.
Lennie: George’un en iyi arkadaşıdır. Bir çocuğun ze­kâsına sahiptir. Saf ama çok güçlü biridir.
Candy: Tek kolu yoktur. Çiftliğin yaşlılarındandır.
Curley: Çiftlik sahibinin oğludur. Kendini beğenir. İn­sanlara küçümseyici gözle bakan birisidir.
Crooks: Çiftlikteki seyistir. Zencidir. Zenci olduğundan dolayı, diğer İnsanlar tarafından dışlanır.



Fareler ve insanlar Özeti

Yaprak Dökümü Özeti

Yaprak Dökümü

(Reşat Nuri Güntekin)


Konu

Gelir düzeyinin üzerinde bir yaşam sürdürmek isteyen bir ailenin dağılışıdır.


Özet

Ali Rıza Bey, şair ruhlu, içine kapanık, kendi hâlinde dürüst bir insandır. Prensipleri kendi prensipleriyle bağdaşmayan insanlarla çalışmak istemediği için şirketteki memuriyetinden istifa eder; Üsküdar’daki evine çekilir. Ali Rıza Beyin, Şevket isminde bir oğlu ile Fikret, Neclâ, Leylâ ve Ayşe adında dört kızı vardır. Ali Rıza Bey, işten çıktığı sırada oğlu Şevket yüksek maaşla bir bankaya memur olur; evin bütün yükü onun üzerine biner. Şevket, babası gibi iyi yetişmiş, karakterli, namuslu bir gençtir. Ailesine de son derece bağlıdır. Babasının doğruluk ve namus uğruna işten istifa etmesini uygun bulur. Buna karşılık Ali Rıza Beyin hanımı Hayriye Hanım durumdan hiç memnun kalmaz.


yaprak_dokumu_romani

Bir süre sonra Şevket, Ferhunde adında hafif meşrep bir kadınla evlenir. Eğlenceye düşkün olan bu kadın, birbirinden genç, güzel ve hareketli, asrî olmaya meraklı olan Neclâ ve Leylâ’nın da karakterini bozar. Bir eğlence ve moda düşkünlüğü başlar. Evde sık sık partiler düzenlenir. Evin büyük kızı Fikret, yengesi ve kardeşleriyle anlaşamadığı ve bu durumdan hiç memnun olmadığı için en az babası kadar üzgün ve kırgındır. Hayriye Hanım, sırf kızlarına koca bulmak ümidiyle evde her değişikliğe razı olur. Şevket de olanlardan memnun kalmamasına rağmen belki de karısının tesiriyle kendisini bu hevese kaptırmıştır…

Evde gün geçtikçe itibarı düşen Ali Rıza Bey tekrar işe girmeyi düşünürse de başaramaz. Eğlenceler ve toplantılar için lüzumsuz yere para harcanan evde maddî sıkıntılar başlar; kavgalar, türlü rezaletler ve sefalet birbirini takip eder. Ali Rıza Bey, çocuklarındaki bu korkunç değişiklikler karşısındaki hayret, şaşkınlık ve acı içinde kıvranmaktadır.

Evdeki bu anormal havaya ayak uyduramayacağını anlayan Fikret Adapazarı’na yaşlı, dul bir adama gelin gider. Böylelikle aile ağacının yapraklarından biri düşer. Ali Rıza Bey, çirkin durumlardan kurtarmak için kızlarını evlendirmeyi düşünür; fakat dürüst ve namuslu damat adayı bulamaz. Bu arada Şevket masrafları karşılamak için bankadan borç alır; sonra ödeyemez, hapse atılır. Böylece, ikinci yaprak düşer. Kocası hapisteyken Ferhunde evden kaçar. Bu üçüncü yaprağın düşüşü olur. Karısının kaçtığı haberini hapishanede babasından alan Şevket üzülmez, hatta bir belâdan kurtulduğu için memnun olur.

Ferhunde’nin kaçışı ile elebaşlarını kaybeden Leylâ ve Neclâ bocalarlar. Evde hakimiyet yine Ali Rıza Beyin eline geçer; toplantılara ve eğlencelere son verilir. Bu monoton hayat kızlara pek sıkıcı gelir; sırf bu havadan kurtulmak için Neclâ bin bir türlü hayaller kurarak, kendisini zengin gösteren bir Suriyeli ile evlenir. Fakat Suriye’ye gidince orada kocasının birkaç karısının daha olduğunu görür. Kendisini kurtarması için babasına mektuplar yazar. Bu dördüncü yaprağın düşüşüdür. Bu arada Leylâ kötü yola sapar.

Ali Rıza Bey, kızını evden kovar. Leylâ bir avukatın metresi olur. Bu beşinci yaprağın düşüşüdür. Bu olaydan sonra Ali Rıza Beye hafif bir inme iner.

Onu yiyip bitiren asıl hastalık içindedir. Leylâ da gittikten sonra ev büsbütün ıssız kalır. Hayriye Hanım bütün güç ve kuvvetini kaybeder. Leylâ yüzünden kocasına sık sık sitemlerde bulunur. Bunun üzerine Ali Rıza Bey, Adapazarı’na, Fikret’in yanına gider. Fakat aradığı huzuru orada da bulamaz; kalabalık bir aile hayatı içinde âdeta bir cehennem hayatı yaşayan Fikret, bütün iyi niyetine rağmen babasını yanında barındıracak durumda değildir.

Bunun üzerine Ali Rıza Bey İstanbul’a döner, hastalığı ilerlediği için eve uğramadan hastahaneye yatar. Babasının hastalık haberini alan Leylâ onu hastahaneden çıkarır, kendi evine götürür. Taksim’deki lüks apartman katında hep birlikte rahat yaşamaya başlarlar. Ara sıra yolda eski kahve arkadaşları ile göz göze gelmese Ali Rıza Bey büsbütün huzur içinde olacaktır.


Ana Fikir

Çılgın hayallerin, maddî israfların, gereksiz özentilerin hüküm sürdüğü bir ailede çöküntülerin başlaması kaçınılmazdır.


Şahıslar ve Olaylar

Ali Rıza Bey, şair ruhlu, içine kapanık, kendi hâlinde dürüst bir insandır.

Şevket, babası gibi iyi yetişmiş, karakterli, namuslu bir gençtir. Ailesine de son derece bağlıdır.

Ferhunde, eğlenceye düşkün,genç ve güzel bir kadın.

Yazar Hakkında Bilgi

REŞAT NURİ GÜNTEKİN

25 Kasım 1889 tarihinde İstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ ni bitirdi (1912). Bursa’ da başladığı (1913) öğretmenlik hayatına çeşitli okullarda devam etti. Milli Eğitim müfettişi (1931), Çanakkale milletvekili (1933-43), Paris Kültür Ateşesi ve emekli (1954) oldu, kanser tedavisi için gittiği Londra’ da öldü. İstanbul’ da Karacaahmet Mezarlığı’nda gömülü.


ESERLERİ


Gizli El (1922), Çalıkuşu (1922), Damga (1924), Dudaktan Kalbe (1925), Akşam Güneşi (1926), Bir Kadın Düşmanı (1927), Yeşil Gece (1928),Acımak (1928), Yaprak Dökümü (1930), Kızılcık Dalları (1932), Gökyüzü (1935), Eski Hastalık (1938), Ateş Gecesi (1942), Değirmen (1944), Miskinler Tekkesi (1946), Harabelerin Çiçeği (1953), Kavak Yelleri (1950), Son Sığınak (1961),Kan Davası (1955)



Yaprak Dökümü Özeti

CUMHURİYET DÖNEMİ ROMAN-HİKAYE-DENEME TESTİ (100 Soru)

1-Fehim Bey Ve Biz adlı romanıyla tanınan, sade dille yazan, eserlerinin konusu genelde İstanbul ve İstanbul’un geçmişidir. Boğaziçi Mehtapları, Çamlıcadaki Eniştemiz adlarında eserleri vardır.

Yukarıda hakkında bilgi verilen yazarımız kimdir?

A) Falih Rıfkı Atay

B) Halikarnas Balıkçısı

C) Cengiz Dağcı

D) Abdulhak Şinasi Hisar

E) Ziya Osman Saba


2-İlk kadın romancımız kimdir?

A) Halide Edip Adıvar

B) Fatma Aliye Hanım

C) Halide Nusret Zorlutuna

D) Afife Jale

E) Adalet Ağaoğlu


indir


3-


4-


..


..


100-



CUMHURİYET DÖNEMİ ROMAN-HİKAYE-DENEME TESTİ (100 Soru)

11.sınıf Kimya 2.dönem 3.yazılı soruları

11.sınıf Kimya 2.dönem 3.yazılı soruları


indir



11.sınıf Kimya 2.dönem 3.yazılı soruları

11.sınıf Matematik 2.dönem 3.yazılı soruları

11.sınıf 2.dönem 3.matematik yazılı soruları


indir



11.sınıf Matematik 2.dönem 3.yazılı soruları

11.sınıf Türk Edebiyatı 2.dönem 3.yazılı soruları

1.Aşağıdakilerden hangisi Servet-i Fünun edebiyatının özellikleri arasında yer almaz?


A)      Bu dönemde aruz vezni bırakılmış, hece vezni kullanılmaya başlanmıştır.


B)       Daha çok bireysel konular işlenmiştir.


C)       Beyit hâkimiyeti kırılmış anlam bütüne yayılmıştır.


D)      Süslü ve söz sanatlarıyla dolu bir anlatım görülür.


E)       Batı’dan sone ve terza-rima gibi nazım biçimleri alınmıştır.


indir


2. Aşağıdakilerden hangisi Yahya Kemal’ ait değildir?


A)      Eski Şiirin Rüzgarıyla


B)       Kendi Gök Kubbemiz


C)       Süleymaniye Kürsüsünde


D)      Siyasi ve Edebi Hatıralarım


E)       Eğil Dağlar


3. …..Avrupa’da Bir Cevelan’da, uzun bir tren yolculuğunu ve Avrupa kentlerini anlatır. Ali Bey’in Seyahat Jurnali, Cenap Şahabettin’in Avrupa Mektupları devrilerinin çok okunan gezi kitaplarındandır. Cumhuriyet devrinde öne çıkan gezi yazarlarına baktığımızda, göze ilk çarpan isimlerden biri……………. olur. “Denizaşırı”, “Tuna Kıyıları”, Taymis Kıyıları”, “Hind”, “Yolcu Defteri”, “Bizim Akdeniz”, şu an dahi okuyucuya büyük keyıf veren kitaplar, …………. “Anadolu Notları” ile edebiyatçı kimliğiyle gezginliğini birleştirir.


Yukarıdaki parçada boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?


A)      Namık Kemal — Halikarnas Balıkçısı- Reşat Nuri Güntekin


B)       Ahmet Mithat Efendi- Falih Rıfkı Atay- Reşat Nuri Güntekin


C)       Ahmet Mithat Efendi — Reşat Nuri Güntekin — Falih Rıfkı Atay


D)      Namık Kemal — Halikarnas Balıkçısı- Falih Rıfkı Atay


E)       Ahmet Mithat Efendi Falih Rıfkı Atay — Halikarnas Balıkçısı


 



11.sınıf Türk Edebiyatı 2.dönem 3.yazılı soruları